Borsa Nedir?

Karsımıza gündelik hayatımızda birçok terim çıkmakta bunların büyük bir kısmı hakkında da fazla bilgiye sahip olmadığımız aşikar. Fakat finans dünyasının terimleri duyduğunuzda size hiç yabancı gelmez. Çünkü her biri her gün defalarca duyduğunuz sözcüklerdir. Aşina olduğumuz bu kavramlardan biri de borsa kavramıdır.

Borsa, basitçe alışveriş yapılan bir yeri ifade eder. Alışverişin tarihinin ne kadar eski olduğunu biliyorsunuzdur. O nedenle alışveriş yapılan yerlerin tarihlerinin de o kadar eski olmasını normal karşılarsınız. Tarih öncesi dönemde, Eski Roma’nın toplantı yeri olan Castor Tapınağı’nın yanındaki Forum’da toplanan halkın hisse senedi, ev ve arazi alışverişi yaptığı söylenir. Zaman ilerledikçe borsalar sadece belli bir ürünün alınıp satıldığı yerler oldular. 17.yüzyıla gelindiğinde hisse senedi gibi sadece belli bir varlığın satıldığı borsalar kurulmaya başladı.

Bunlardan biri de 19.yüzyılda Amerika’da kurulan altın borsasıydı. Bir borsanın nasıl kurulduğunu merak ediyorsanız Samuel Gilpin’in hikâyesini öğrenmenizi tavsiye ederiz: Samuel Gilpin, o tarihlerde finansal işlemlerin merkezi sayılan Manhattan’ın aşağı mahallelerinde küçük bir kafe işletmektedir. Henüz bir altın borsasının olmadığı 1863 yılında Gilpin’in aklına dahiyane bir fikir gelir. Kafeye gelen finansçıları sürekli seyreden Gilpin kendi kendine şöyle der: “Neden olmasın?” Kafenin arkasındaki bir odayı altın alışverişi yapan kişilere ayırır. Burası sıradan döşenmiş, sade bir odadır. Tek dekoratif yanı bir kaseye damlayan suyun çıkardığı sesin altın para gibi şıkırtılarıdır. Ülkenin her yanından gelen altın arayıcıları, kendilerine ayrılan bu özel odaya “altın oda” adını verirler. Odaya talep giderek artar.

Ülkenin en büyük üreticileri, satıcıları ve tüccarları birbirlerine teklif vererek altının fiyatını oluşturmaya başlarlar. Herkes oluşan bu fiyattan ertesi gün altın alışverişini yapmakta, akşam herkes yine altın odada toplandığında, yeni fiyatı oluşturmaktadırlar. İşler Gilpin açısından oldukça iyi gitmektedir. İçecek satışları artmıştır. O anda Gilpin’in aklına dahiyane bir fikir daha gelir. Gilpin, altın odanın duvarlarından birine kolla çalışan bir numaratör koyar. Böylece altın avcılarının üzerinde anlaştıkları altın fiyatı numaratöre aktarılır ve herkesin görmesi sağlanır. Bu, altın odadaki gürültüyü bir miktar azaltır. Fakat Gilpin’in dehası bu değildir. Gilpin, numaratörü öyle bir duvara yerleştirmiştir ki, numaratörün bir yüzü de sokağa bakmaktadır.

Artık herkes Gilpin’in işlettiği kafenin önünde toplanmaya başlamıştır. Gilpin, sanki bir borsa gibi altın odada oluşan fiyatları halka duyurarak insanları altın üzerine bu fiyatlardan yatırım yapmaya teşvik eder. Numaratörde oluşan fiyatlar bir süre sonra tüm halkı altın piyasasının içine çeker. Gilpin, bir taşla iki kuş vurmuştur. Artık içecek servisi dışarıya da yapılmaktadır. Gilpin’in yarattığı büyük hücumun kendi aleyhine dönmesi uzun sürmez. Hem altın oda, hem de dışarısı artık kitleleri taşıyamaz hale gelir. Birkaç ay içinde ilk altın borsası olan New York Altın Borsası yan sokakta büyük bir binada açılıverir.

Gilpin’in, kafesinin arka odasında yarattığı sistem bugünkü borsaların küçük bir örneğidir aslında. Yatırımcılar bir mal üzerinde alışveriş yaparlar ve ortaya çıkan fiyatı gören diğer insanlar da alışverişlerini bu fiyattan gerçekleştirmeye başlarlar. Böylece kimse bir mala değerinden fazla para vermemiş olur. Bugün dünyada birçok borsa vardır. Her borsa belli bir alanda uzmanlaşmıştır. Hisse senedi borsaları, altın borsaları veya döviz borsaları bunların başında sayılabilir. Her birinde, isminde geçen varlığın alım ve satımı yapılır. İnsanlar hiçbir sınırlamaya tabi olmadan bu borsalara gelirler ve orada oluşan fiyattan alışverişlerini yaparlar.